SON DAKİKA
BBS - BAĞIMSIZ BÜRO SEN | bagimsizburosen.org.tr
Engel Olmamak Veya Engelli Olmak
11 Ocak 2014 Makaleler 472

Engel Olmamak Veya Engelli Olmak

 

 

Engel Olmamak Veya Engelli Olmak

	
	Günlük hayatımızda engelli insanlarla muhakkak karşılaşmışızdır. Kimi zaman elindeki beyaz bastonuyla yürüyenleri, kimi zaman işaretlerle etrafındakilere
derdini anlatmaya çalışanları, kimi zaman tekerlekli sandalye ile kaldırımları ve pek çok engelleri aşmak için zahmet çekenleri görmüşüzdür.
Gerçek hayatta engelli deyince aklımıza işitme, konuşma, görme, yürüme konusunda engelliler gelmektedir. Bir gün çevremizde yaşayan bu insanların
toplumsal hayatta ne gibi sorunlarla karşılaştığını düşünmek hiç aklımıza geldi mi? Bu sorunlar gerçekten engelli olmaktan kaynaklanan sorunlar mı? 
Yoksa engelsiz gözüken insanların neden olduğu sorunlar mı? Gerçekten görünürde engelli olmayan empati yetenekleri gelişmemiş engelsiz insanların 
oluşturdukları maddi ve manevi engeller, engelli insanlar için en önemli sorunu teşkil etmektedir.
   Toplumsal hayatta, herkesin kamusal alanı kullanma ve yararlanma hakkı vardır. Bu hak, engelli olanlar için de geçerlidir. Ancak, bugün engelsiz 
olarak gözüken bizler, engelli insanların kamusal alanı kullanma hakkına ne ölçüde katkıda bulunuyoruz? Katkı sağlamak için ne kadar çaba gösteriyoruz?
Merdiven basamağı yaparken engelliler için de rampa yapmayı düşünüyor muyuz? Kamu binalarında ve toplu ulaşım araçlarında asansör bulundurabiliyor 
muyuz? Arsaları, arazileri yaşam kalitemizi iyileşmek adına yeniden yapılandırırken engellileri hatırlıyor muyuz?
    Tüm bu soruların cevabını vermeden önce Avrupa ülkelerine de bir göz atalım. Bu ülkelerin kamusal alanında da çok sayıda engelli insan çalışmaktadır.
Bu nedenle Avrupa’daki engelli insan sayısının diğer ülkelere göre daha fazla olduğunu düşünmek bizi büyük yanılgıya sevk etmektedir. Çünkü bu 
ülkelerde engelliler için kamusal alanı kullanma ve engellilerin hareket kabiliyetini artırmaya yönelik tedbirlerin çokluğu dikkatimizi çekmektedir.
Bu ülkelerdeki engelliler, belediye otobüslerine tekerlekli sandalye ile binmekte, tren istasyonlarında kendileri için yapılan asansörleri, özel
tuvaletleri, caddelerdeki telefon kabinlerini ve araç park yerlerini rahatlıkla kullanabilmektedirler. En önemlisi sokakta, kaldırımlarda, alışveriş 
merkezlerinde hiçbir engelle karşılaşmadan dolaşabilmekte, hayatlarını kimseye muhtaç olmadan sürdürebilmektedirler. Kısacası engellilerle ilgili 
tüm engeller kaldırıldığı için engelsiz bir hayat sürdürebilmektedirler.
    Ülkemizde ise engelliler için alınan tedbirlerin ve yapılan yatırımların yetersizliğine ve verilen değerin büyüklüğüne! bakınca engelli sayısının 
az olduğu kanaatine varıyoruz. Aslında sayıları o kadar fazla ki ülkemizde alınması gereken tedbirlerin hiç biri alınmadığı için engelliler evlerine
kapanmakta, evlerinden çıkamamakta ve bizde çevremizde ne kadar az engelli var diye sevinmekteyiz.
   Dünya litarütüründe "Bir ülkenin gelişmişliği kaldırımlarının yüksekliği ile ölçülür", ilkesi mevcuttur. Eğer yaşadığınız ülkenin gelişmişlik düzeyini
merak ediyorsanız kaldırımların yüksekliğine ve kimler tarafından kullanıldığına bakmanız yeterlidir. Avrupa ülkelerinde kaldırımların yüksekliği 
neredeyse sıfır seviyendedir. Üstelik kaldırım kenarlarında bariyer, korkuluk vs. gibi ikinci bir engel de yoktur. Çünkü herkes kendi ihtiyacı için
gerekli olan yolu kullanmakta, engellilere ayrılan yolu kullanmaya ihtiyaç duymamaktadırlar.
   Bizler de engellilere yardımcı olmak için, onlara acıyarak bakmak yerine ünlü düşünür Konfiçyus'un dediği gibi “balık tutmasını öğretmeliyiz.” 
Önlerindeki engelleri kaldırarak yeteneklerini, bilgi birikimlerini, yaşam deneyimlerini kullanmasına ve potansiyellerini ortaya çıkarmalarına 
yardımcı olmalıyız. Nasıl ki bir insanın sağlıklı yaşaması için vücudundaki organlarından birini yok sayamazsak toplumun da sağlıklı yaşaması için
tüm bireyleri engelli engelsiz diye ayırmadan hep birlikte yaşamaya ve yaşatmaya gayret göstermeliyiz.
   Temel ilkemiz her zaman İNSANA SAYGI GÖSTERMEK olmalı ki her yıl 10-16 Mayıs tarihleri arasında kutlanan “engelliler haftasında” onları şefkatle
kucaklayarak saygımızı sevgiye dönüştürmeliyiz.
 Çünkü onlara şefkat göstermek, yaşama sevinci vermek demektir.
 Bağımsız Büro Sen olarak tüm engellilerin ve ayrıca kamu kurumundaki engellilerin “engelliler haftasını” kutlar, engellerin kaldırıldığı bir 
hayat dileriz.

Top